Merhaba Arkadaşlar,Şu anda dünyanın karşısındaki en büyük tehdit ne küresel ısınma, ne Kuzey Kore, ne İran, ne de dünyaya yaklaşmakta olan bir göktaşı. Bir kitle yükseliyor. İnsanları karıştırmak, herkesi birbirine düşürmek, kan dökmek için. Yakın geçmişten bilirsiniz en büyük tehditler ideoloji farklılıklarından çıkar. Biri marksist, öteki kapitalist... Bu kitle sinsice, derinden ilerliyor; hiç sesini çıkarmadan. Avını gizlice kovalayan, pusuda, gözünü kan bürümüş bir leopar gibi. Zamanı gelince biz ceylanların üzerine koşacak ve çok canlar yakacak...
Ne olabilir bu tehlike diye düşünüyorsunuz; fakat aklınıza gelmesinin imkanı yok. Tahmin bile edemezsiniz; çünkü bu güne kadar "iyi insan" rolünü çok iyi oynadılar. Onları hep iyiliğin temsilcisi, bir vicdan hareketinin önderleri olarak gördük; ama yeterince güçlendiler ve yakın bir tarihte harekete geçecekler. Hazırlıklı olmalısınız, bu kişiler sizin en yakın dostunuz bile olabilir. Arkanızdan vuracaklar sizi, buna hazır mısınız? Kandan bahsetmiyorum. Herhangi biri değil, en sevdiğiniz sizi vuracak diyorum; ya buna hazır mısınız? Aramızda ajanları geziyor, bizler de bunu biliyoruz, herşey bize normal geliyor; fakat hiçbir şeyin farkında değiliz. Bizlerle birlikte eğlenip, bizlerle birlikte gülüyorlar. Her yüzüne güleni dost sanma. Unutma, belanın en tehlikelisi yüze gülerek gelenidir. Mücadeleye hazır değiliz. Onlar harıl harıl örgütlenip harekete geçtikleri anda biz yeni uyanıyor olacağız...
Dünyayı ikiye bölecek olan anarşik kişiler, baş düşmanlarımız vejetaryenler arkadaşlar. Gün gelecek bu kişiler büyük mitingler düzenleyip inek, koyun veya tavuk yememizi engelleyecekler. İnsanlar etçi ve otçu olmak üzere ayrılacak. Sizi şimdiden uyarıyorum, lütfen provokasyonlara kapılmayın. Merak etmeyin, biz de örgütlenebilirsek gayet de bu anarşikleri durdurabiliriz; çünkü onların ideolojilerinin içi bomboş. Tutturmuşlar aynı saçma sapan şeyleri geveleyip duruyorlar. Bu işin sokak çatışmalarına dönüşmesinin önünü kesmek için ilk amacımız vejeteryanları; ne kadar saçma bir düşünceyi destekleyip sürüklendiklerine, et yemeyipte ne büyük şeyler kaçırdıklarına inandıracağız. Başarılı olamazsak... İşte o zaman fena.

İlk okuldaki besin piramidini hatırlayalım. En altta bitkiler, onun üzerinde bitkleri yiyen hayvanlar ve onunda üzerinde hayvanları yiyen biz. Bunu kaç yıldır size öğretmeye, kafanıza sokmaya çalışıyorlar hayattan keyif almasını bilmeniz için; ama siz ısrarla piramide aykırı şekilde davranıyorsunuz. Bu piramidi biz değil profesörler hazırladı. Adamlar insanların ot yediğini belirtmek isteseydi piramit değil de yıldız gibi bir şey yaparlardı. Hadi bunu geçtim; tamam piramit kolpa, saçma sapan bir şey olduğunu varsayalım; profesörler adam değil zaten diyelim. Lisede ısrarla size her sene insanlar selülozu sindiremez diye anlattılar. Öss'ye hazırlanırken bununla alakalı yüzlerce soru çözdünüz. Anlayın işte yedikleriniz beyninize gitmiyor, afedersiniz; ama bok oluyor onlar, bok. Neden anlamak istemiyorsunuz? Pozitif bilime niçin karşı geliyorsunuz? Herkes dünyayı yeşillendirmeye çalışırken siz onu yiyorsunuz, nasıl insanlarsınız siz?
Vejetaryenler dikkatli okuyun, en can alıcı noktaya geliyorum. İnekler sizin bu tavrınıza eminim çok kızıyor. Neden mi? Bak şimdi; inek ot yer, insan da ineği yer. Doğanın gereği bu. Asıl vicdansızlığı siz yapıyorsunuz; çünkü o masum ineğin otlarını YİYORSUNUZ. O ot ineğin hakkı, sizin DEĞİL! Bu mantığı oluşturana kadar zaten ot yemeyi hiç sevmezdim. İnsanın aylık ot ihtiyacının, lahmacun içine konulan yeşillik kadar olduğunu düşünürdüm; ama artık lahmacunun içine ot koyan birini gördüğümde aklıma hakkı yenen inekler geliyor ve içim cız ediyor. Ben hakkı yenen tüm ineklerin savunucusu, her türlü ot yiyenlerin düşmanıyım ve en önemlisi samimiyim! Sizin sahte, entellikten ötürü yaptığınız ağlamalara benzemez... Azıcık acıma duygunuz, vicdanınız varsa ot yemezsiniz. Ben artık lahmacuna dahi ot koymuyorum.
Birçok vejetaryenle konuştum, dertleştim, anlamaya çalıştım. Hiçbirinin bamya sevmediğini hatta nefret ettiğini gördüm. Madem yeşili yiyorsun, bamyayı neden ayırt ediyorsun soruyorum sana?
Bamyanın günahı ne? Bamya kıllı diye mi ayrımcılık yapıyorsun? Ağlamaz mı arkadan bu bamya? Siz böyle iki yüzlüsünüz işte. Aklınızda beni sadece et yiyen, çok öküz gibi bişi olarak düşünüyorsunuz biliyorum, fakat ben Cicero'nun felsefesini hayatıma yansıttım. 'Yemek için yaşamam, yaşamak için yerim.' Vejetaryenler bizi göbeğini kaşıyan, pis, leş insanlar olarak göstermeye çalışıyorlar. Halbuki biz onlardan insanlık olarak çok daha ilerideyiz. Bunlara ek olarak, çok önemli bir noktayı atladığımı farkettim. Aranızda yediği ottan lezzet alanınız var mı? Niye ısrarla kendinize acı çektiriyorsunuz? Bamya çok uç bir örnek farkındayım; ama lahanayı severek yiyor musunuz? Anlayın doğa dengesini kurmuş, ot insan için değil hayvan için.Büyük kesim vejetaryenin ikna olmayacağını biliyorum, çünkü onlar körü körüne inanmışlar. Kesin inançlılar. Mevlana demiş zaten: "Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır."
Eminim şu ana kadar bu yazıya güldünüz. Vejetaryenler hain planlarını tasarlamaya devam etmeyi düşünüyorlardı. Planlarınıza öyle bir cevap vereceğiz ki, küçük
dilinizi yutacaksınız. Halkı arkanıza almadan devrim mevrim yapamazsınız; bunu biliyorsunuzdur umarım. Her yaptığınız alçakca eylem başına 200 ineği bir anda telef edeceğiz. Sizi uyarıyorum, eylem yapmadan önce "çok değer verdiğiniz" inekleri düşünün. Bunları ne mi yapacağız? Sizin gibi önüne et geldiğinde yemem ben bunu diyip küstahlık yapmayan, aç insanlara dağıtacağız bunu. Halk bizden yana boşuna plan mlan kurmayın. Biz et yiyoruz ve kafamız çalışıyor. Beni en çok korkutan kısımda bu zaten, et yememeniz... Şimdi üstüme gelmeyin sen bize aptal mı diyosun sen diye, ben demiyorum isviçreli bilim adamları bakın ne diyor; http://timesofindia.indiatimes.com/HealthSci/Eating_veggies_shrinks_the_brain/articleshow/3480629.cms Çinliler ottan kurtulup eti pişirmeyi öğrendiği zaman dünyaya yetişmeye başladı haberiniz yok. Unutmayın 200 inek, bir anda! Evet, yanlış anlamadınız bu bir tehdit! Beni şu anda vahşi bir insan olarak düşünebilirsiniz; fakat herşeyi dünyanın kaosa sürüklenmemesi için yapıyorum.Arkadaşlar, Haşmet Kartalkesen önderliğinde, "Etçil İnsanlar Hareketi" çatısı altında buluşacağız. Onlar nasıl çalışıyorsa, artık biz de çalışacağız. Artık uykudan kalkmanın vakti geldi. Düşmanımıza nazaran geç kaldığımız söylenebilir; fakat onların 30 yılda yaptıklarını biz 3 yılda yapabiliriz; çünkü onların savunduğu ideoloji sadece bir balon. People Eat Tasty Animals (PETA) bizim baş düşmanlarımızdan biri. Protestoları yaparken kullandıkları yönteme bir bakın lütfen; http://www.sabah.com.tr/multimedya/galeri/dunya/petanin_ilginc_protestolari İdeolojileri sağlam temeller üzerine kurulu olsa mesajlarını böyle abidik yöntemlerle vermezlerdi. Bu dünya sağcıdan solcudan çok çekti. Ardından bir etçi otçu bölünmesini kaldırabileceğini sanmıyorum.
Ulu önderimiz Haşmet Kartalkesen'in belirttiği üzere; "İlk insan da et yiyordu, son
insan da et yiyecek!" anlayışına karşı çıkan herkes Etçil İnsanlar Hareketi'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Unutulmamalıdır ki, Etçil İnsanlar Hareketi hızla büyümekte olan vejetaryenlerin alçakca planlarının ve ideolojilerinin kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya KOYACAKTIR. Bundan kimsenin şüphesi olmaması gerekir.Arkadaşlar ayrıca ben bu tezimi akademik dergilerde sunmak istiyorum. Hangi hocalar bana yardımcı olabilir? Bir de nobel barış ödülüne başvuracağım. Başvuru formunu sitesinde aradım; ama bulamadım. Ne zaman başvuruları alacaklar biliyor musunuz? Önceden nobel barış ödülüne talip olan arkadaşlar, yardımcı olurlarsa sevinirim.
Yardımlar için şimdiden teşekkürler.









