
Bugünkü konumuzun teması süt arkadaşlar. Düşündüm de şimdi, süt ismi acaba nerden gelmiş? Çok ezik durdu gözümde, belki adı şöyle karizmatik, sert bir isim bulsalarmış "kunt" gibi genç nesillerin süt içme oranı artabilirmiş. Ya da bara gidip barmene "bana bi soğuk kunt çek" diyebilirdik. Veya süt oğlanı gibi aşağılayıcı bir öbek türemez ve hatta öğrenci marşımızda "and içerim" yerine "kunt içerim" diyebilirdik. Böylece öğrencileri de "and ne ki lan acaba her sabah salak salak içicez diyoruz ama göte gelmeyelim şimdi" endişesinden kurtarmış olurduk. Hatta biz küçükken sabahları and içerim yerine kokakola içerim diye bağırırdık aklımızca komiklik olsun diye ama düşündüm de şimdi mantıklı yani önümüze and diye bulamaç halinde bok koyup hadi iç bakalım dediklerinde gayette kıvırabilirdik. O değil de şu sabahları çocuklara okutulan and ne saçma ne gereksiz bir iş ya, ufacık çocuksun resmen beyin yıkıyolar. Her neyse olan olmuş, gelene git gidene kal demeyiz, dedim ama öylesine dedim yani canım istedi, bu blogda anlam aramak boşuna...
Hatırlarım da, kapımıza sütçü amca gelirdi sabahları. Bisikleti sahiden garipti, yanda bi tekerleği daha vardı. Benim teorime göre o sütçü iki tekerlekli bisiklete binemediği için üç tekerlekli bi alet yapmış. Karizmayı kurtarmak içinde üçüncü tekerleğin üstüne bir platform koyup, onun üzerinde -büyük alüminyum güğümlerde- taşırdı sütünü(bu teori sahiden saçma).
Kat kat dolaşıp herkesin kapısını çalardı süt isteyen var mı diye. Süt lazımsa annem tencereyi kapının önüne koyardı. 1 litrelik olduğunu düşündüğüm minik kabını güğümden doldurup tenceremize boşaltırdı. Nedense o sütün tencereye "fluent" akışını ve çıkardığı fışrrşr sesi hiç unutmam. Sütçümüzü sırf o dökülüş sahnesini bana seyredebilme imkanı verdiği için severdim. Tencereye dolduktan sonra annem hemen sütü ocağa koyardı. İçine unidentified bi obje koyardı, böyle kalın bi cam gibi. Sebebini tam hatırlamıyorum ama galiba süt kaynadığı zaman alttan tak tuk ses yapıyordu, böylece ocağı kapatman gerektiğini anlıyordun. Süt kaynamaya başladığında böyle çıkan baloncukları hayranlıkla izlerdim. Bazen de süt anlamsız bi şekilde taşardı, sebebini hala daha bilmiyorum yani. Birde sütün kesilmesi meselesi vardı. Annem gelir tadına bakar, "süt kesilmiş tüh" derdi neyse artık bu "kesilme", hala daha benim için muamma, isviçreli bilim adamları bu konu üzerinde henüz bir sonuca varamamış... Türk filmlerinde sütçülere büyük haksızlık yapılıp onları kötü adam olarak göstermişler, bizim sütçü amca gayet terbiyeliydi. Hatta o zamanlar sütçü ile evlenen kadınlar çocuk yapmaya çekinirdi, ilerde çocuğumuza sütçü çocuğu demesinler diye. Bu genelleme yüzünden seyyar sütçüler bitti arkadaşlar. Bu filmleri izleyen evin erkekleri hanımlarına "bu eve bir daha sütçü gelmeyecek lan!" deyip bu sektörü baltaladılar. Hatta bir sıralar haberlere çıkardı; mahallenin erkekleri tekme tokat sütçüyü kovalardı, hatırlarım. Medya, yayın, televizyon bu kadar güçlü işte... Sonrada yok şişeler, paketler ıvır zıvır saçmalıklar çıktı. İşin komik kısmı fabrikasyon üretim olan sütlerin daha sağlıklı olduğu yok UHT sistemi falan saçma sapan şeyler sallayıp, adı lekelenmiş sütçü amcalara son tekmeyi de vurdular. Gerizekalılar sanki bir bokmuş gibi bir ay bozulmayan süt diye artislik taslıyo sonra bana bunun ne kadar doğal ve sağlıklı olduğunu Derya Baykal aracılığıyla anlatıyo.
Bakterilerle dolu sütü çocuğuna mı içirecekmiş? Kaynatınca da hiçbi esprisi kalmicakmış. Hadi ordan yavşaklar kimi yiyosunuz? Biz yıllardır mikrop içtikte ne oldu? 6. parmağım mı çıktı? Gıda zehirlenmesi mi geçirdim? Derya Baykal, sen önce ayakkabını çıkar pislik, çocuğun gezdiği evi bakterilerle dolduruyosun. Samimiyetine *** senin! Süt lan bu 3 gün bilemedin 5 gün gider. 1 ay bozulmayan süt nasıl doğal olsun? Seyyar sütçü hala daha olsa vallahi ondan alırdım bu dolandırıcılara para kazandırmamak için. Seyyar sütün, şimdi ki sütlerden kat kat daha sağlıklı olduğuna her iddiaya girerim. Biz yıllarca sizden margarinin tereyağa kıyasla ne kadar sağlıklı(!) olduğunu dinledik, kullandık. Yalanlarınıza doyduk, hadi şimdi ***(küfürleri sizin yaratıcılığınıza bırakıyorum)...
Bu yazıyı yazmaya başlarken sadece geyik yapmayı düşünüyodum ama konu nerelere geliyo. Şimdi birazcık başlığa odaklanalım. Işık veya Işıl farketmez, siz siz olun sakın ılık süt içmeyin. Neden mi? Çünkü tadı berbat.
Tüm annelere babalara ve en önemlisi öğretmenlere sesleniyorum, ya şu fişi "Işıl soğuk süt iç" ya da "Işıl ılık süt içme" olarak değiştirin. Gelecek nesillerin kemiklerinin sağlamlığı sizlerin elinde! Işıllar Işıklar, bu fişi okuduktan sonra gidip ılık süt içiyor ve bir daha ömür boyu ağzına süt koymuyor. Aslında koka kolanın üzerindeki gibi sütün üzerinde de "soğuk içiniz" yazmalı, bunu yapacak dahi eminim zengin olacak. Oda koşullarında saklanan ve ya az kaynatılmış sütün tadı sahiden berbat. Böyle garip bir tadı oluyo nasıl anlatsam bilmiyorum çiğ et yemeyi denemedim ama bunu ona benzetebiliriz. Et nasıl pişirilmeden yenmezse sütte soğutulmadan içilmez gibi birşey heralde. Bir keresinde evde yalnızım, yemek yok, karnım aç. Napabilirim? Tabii ki cornflakes yiyeceğim ama bir baktım dolapta süt yok. Dünyalar başıma yıkıldı, nasıl da açım... Sonra dünyanın en tuhaf girişiminde bulunup süte bir sürü buz atarak cornflakes yedim. Hiç tavsiye etmem ılık sütten bile berbat birşey oluyor. Bi kere sütle su homojen karışmıyo galiba su yukarda filan kalıyo, sadece tadı değil görüntüsü de iğrenç oluyo. Denemeyin, benim gibi açlık yapmayın, 10 dakika buzluğa atın sütü sonra kullanın... Çoçukların ufak yaşta ılık süt iç diye beynine giriyolar sonra sütten nefret eden bir nesil türüyo. Halbuki bu sütü buzdolabından çıkarıp içsen şahane bişey yani. Kokusu hakkaten pek hoş değil ona lafım yok ama tadı iyi be abiler/ablalar. Haksızlık etmeyin şimdi, hele soğuk süt + cornflakes kombosunu sevmeyene şaşarım, denemeyene ise acırım. Ufaklığında sıcak süt + nesquik içmemiş olana çocukluğunu yaşayamamış derim. Ciddiyim ben 7 yaşımda biberonumla içerdim nesquiki (ben ekstrem bir örneğim çocukluğunuzu benimkiyle kıyaslamayın). Işık ılık süt iç deyip çocukları sütten nefret ettirip, insanları bu güzel kombinasyonlara girişme cesaretini göstermesini bile engelliyorlar. Hele muzlu süt diye bir icat var ki... Nestle'ninki başarılı denebilir, ama o ürünün paketlenmesinde sorun var pipetle sütü çektikten sonra fülülük diye bir ses çıkartıyo ve komik duruma düşüyorsunuz. Bu sorunu da aştım sayın okurlar hatta bunu ilerki bir tarihte bir makalemde açıklayabilirim...
Vejetaryanların görüşlerine pek bok atmak istemem ama yani ineklerin yenmesinin taraftarıyım. Ne zaman ortaya fışkırdılar bilmiyorum ama şimdi bir "vegan" akımı başlamış. Bu bir "vicdan hareketi", çok anlamlı, gözlerimden tıpış tıpış damlalar akıyo bu insanlar aklıma geldikçe, inan bana... Bunlar böyle artık kendilerini dünyanın zevklerinden iyice soyutlamış manyak insanlar. Sadece et, tavuk, balık yememekle kalmıyor; peynir, süt, kaymak, yumurta, tereyağı gibi hayvansal ürünlere de dokunmuyor. Hele birde tartışmaya girersen neden yememesi gerektiği üzerine sana bir sürü şeyler sayıyor. Adam inanmış... Saygı duyuyorum; tamam sen bana karışma, ben de sana karışmıyorum naparsan yap. İstersen dalından meyvayı da koparma ya da Mamatha Gandhi gibi oruç filan tut 3-5 gün bi deri bi kemik gez. Naparsan yap, yeter ki ilerde inekler artık kesilmesin diye miting düzenleyip insanları kışkırtmaya çalışma... Etçil otçul diye toplumu bölüp çatışma filan çıkarmayın. Sağcıdan solcudan çok çektik bide etçi otçudan çekmeyelim. Sizi uyarıyorum bu tip işlere kalkışırsanız 2 dakika içinde 100 ineği keserim!
Ya merak ediyorum bu kişi nasıl kahvaltı yapar şimdi, peynir yok ya! bildiğin yok! Peynir yoksa simit neden var? Ne yiceksin peki sen? Nutella filan da sürmezsin sen ekmeğine kahvaltıda, onda da hayvansal bir yağ vardır filan kesin bi saçmalık bulursun. Allah bilir bunlar bal filan da yemiyodur, arıya karşı emeğin sömürüsü filan (Bu konu çok hoşuma gitti makalesini yazacağım), hatta solculara açsınlar bu fikirlerini tutar valla... Bide kalkıpta çok sağlıklıyız hade hödö diyolar, afrikalı çocuklardan farkın kalmamış, bariz 2 saniye rötarla çalışıyo kafa, gelmiş bana sağlıklıyım diyosun. Çinliler eti pişirmeyi yeni öğrendiği için dünyaya yetişiyo haberiniz yok...
Hülasa sevgili okurlar, bazıları küçük yaşta fobi edindiği için, bazıları da süte karşıyız akımını bir trend haline getirdiği için, süt düşmanı bir nesil yetişiyor. Yapmayın etmeyin dostlar; süt iyidir, güzeldir, candır. Amma bu ılık süt denen meret sahiden hiç hoş birşey değildir. Birde soğuk deneyin gözünüzü seveyim. Şimdiki neslimizin süte karşı fobisinin ana sebebi ise "Işık ılık süt iç" fişidir.
Bak ecnebi kıza, hayatında böyle bir fiş görmemiş tabi soğuk sütü (aksini savunma bariz soğuk abi kızın surat ifadesinden belli, bi irkilmiş gerilmiş, eline yüzüne bulaştırmış) nasıl da lıkır lıkır içiyo. Işıkcım sen sen ol sakın sütü ılık içme kızım...





